Kanserin annesinin hayatını tanımlamasına izin vermeyi reddeden ve tedavisini sevgi, neşe ve dayanıklılık kutlamasına dönüştüren Tunuslu bir adamın dokunaklı hikayesi.
Tunuslu televizyon sunucusu Hassen, akciğer kanserinden ölen annesi Saliha’nın tam zamanlı bakıcısı olunca, ev ve hastane ziyaretleri samimi bir aile aşk hikayesine zemin hazırlar. Bu gözlemsel belgesel, onları doğum günü kutlamaları, sabah 4’teki ilaçlar, zorlu tıbbi muayeneler ve sessiz, duygusal anlarla birlikte izliyor. Hassen, Saliha’nın neşesini, saygınlığını ve normal yaşam duygusunu korumak için yorulmadan çalışırken, aralarındaki bağ giderek geleneksel ebeveyn-çocuk rollerinin ötesine geçiyor. Kanser yayıldıkça ve şansları azaldıkça imkansız seçimlerle karşı karşıya kalırlar: tedavi mi rahatlık mı, umut mu dürüstlük mü, bir oğlunun bağlılığı mı yoksa annesinin bitkinliği mi? Saliha’nın ölümünün ardından Hassen’in stüdyoya geri döndüğünü, hâlâ onun anısının rehberliğinde canlı televizyon yayını yaptığını, annesini kendisini şekillendirmeye devam eden bir “aşk kavramı” olarak yeniden tanımladığını görüyoruz. Ham ama duygusal olmayan film, bakım vermeyi hem bir dayanıklılık eylemi hem de derin bir sevgi beyanı olarak ele alıyor.
21 Ocak 2026’da yayınlandı
