MK: Gazetecilerin Çalışmaları Doğrudan Cezai Davaya Ulaştırılamaz


AYM, 1999 tarih ve 40 sayılı Derneklerden Basın Yayınına İlişkin Kanun’un yargı denetimi dilekçesinin bir kısmını kabul etti Gazeteci Hukuk veya Iwakum. Mahkeme, gazetecilerin Basın Konseyi mekanizması kullanılmadan derhal cezai veya hukuki olarak kovuşturulamayacağını belirtti.

Mahkeme, Cakarta Merkez’deki Anayasa Mahkemesi Binası’nda 145/PUU-XXIII/2025 numaralı dilekçenin duruşmasında kararı okudu. Anayasa yargıcı Suhartoyo, 19 Ocak 2026 Pazartesi günü mahkeme salonunda “Dilekçe sahiplerinin talebinin kısmen kabul edildiğini” söyledi.

Iwakum’un adli inceleme talebi Basın Kanunu’nun 8. maddesi nedeniyle yapılmıştı. Bu madde gazetecilerin mesleklerini icra ederken hukuki korunma güvencesini içermektedir.

Iwakum, makalenin hukuki korumanın biçimini ayrıntılı olarak açıklamadığını değerlendirdi ve Mahkeme’den gazetecilik çalışmalarının ceza veya sivil alana taşınamayacağını vurgulamasını istedi.

Mahkeme, değerlendirmesinde tüm basın uyuşmazlıklarının öncelikle Basın Kanunu ile düzenlenen mekanizmalardan geçmesi gerektiğini belirtti. Bu süreç, cevap hakkı, düzeltme hakkı ve Basın Konseyindeki anlaşmazlıklara ilişkin mekanizmaları içermektedir. Mahkeme, basındaki anlaşmazlıkların baskıcı değil onarıcı çözüme öncelik verdiğini vurguladı.

Mahkeme, yasal olan ve gazetecilik etik kurallarına uygun olarak yürütülen bir gazetecilik çalışmasının Basın Kanunu’nun hukuki rejimi kapsamına girdiğini belirtti. Bu nedenle basın anlaşmazlıklarının çözümünde cezai ve hukuki yaptırımlar aşırı araç olarak kullanılmamalıdır.

Mahkeme, uyuşmazlık davalarında cezai veya hukuki hukuki araçların ancak sınırlı ve istisnai bir şekilde kullanılabileceğini söyledi. Duruşmada anayasa yargıcı Guntur Hamzah, “Basın Yasası mekanizmasının uygulanmadığı kanıtlandıktan sonra” dedi.

Mahkeme, Basın Kanunu’nun 8. maddesinin gazetecilere açık bir hukuki koruma sağlamadığı değerlendirmesinde bulundu. Mahkeme, bu durumun gazetecilerin Basın Kanunu mekanizmalarından geçmeden yargılanmasıyla sonuçlanma potansiyeline sahip olduğunu değerlendirdi. Bu nedenle Mahkeme Basın Kanunu’nun 8. maddesine yeni bir yorum getirdi.

Mahkeme, maddede yer alan hukuki koruma ibaresinin 1945 Anayasası’na aykırı olduğunu ve gazetecilere mesleklerini icra ederken cezai ve/veya hukuki yaptırım uygulanmasının ancak cevap hakkı, düzeltme hakkı ve Basın Konseyi tarafından ele alınması mekanizmalarından sonra gerçekleştirilebileceği şeklinde yorumlanmadığı sürece bağlayıcı bir hukuki güce sahip olmadığını belirtti.



Kaynak bağlantısı